Kadıköy'de yaşamanın bir ayrıcalık olduğunu hissedenlerin buluşma noktası...
»
Ana Sayfa Güncel Yaşam&Çevre Magazin Politika Sağlık&Spor Kültür&Sanat Açılışlar Sosyal Medya Reklam
Kültür Merkezleri
CKM
Kozyatağı Kültür Merkezi
Barış Manço Kültür Merkezi
Halis Kurtça Kültür Merkezi
Yazarlar
AHMET VEFİK ALP
MELİH ARAT
ESAT SÖNMEZ
ENİS FOSFOROĞLU
NURSEMA ÖZTÜRK
Yaz geldi, açık alanlara çıkarken dikkat!
Haber: HABER MERKEZİ

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’nden Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu, yazın havaların ısınmasıyla kişilerin açık havada daha çok vakit geçirdiğini hatırlatarak, olası enfeksiyonlarla ilgili uyarılarda bulundu.

Özellikle kene ısırmaları, mantar ve mangal zehirlenmeleri konusunda dikkat edilmesi gereken hususlar olduğunu belirten Dr. Sönmezoğlu; “Olası enfeksiyonlar karşısında paniğe kapılmadan tetikte olmak gerekiyor” diyor.
 
 
MANTAR ZEHİRLENMELERİ ÖLÜMCÜLDÜR...
 
Doç. Dr. Meral Sönmezoğlu, yaz aylarında açık havada en sık rastlanılan zehirlenmelerden birinin mantar zehirlenmesi olduğunu belirtiyor ve mantar zehirlenmesinin diğer zehirlenmelere kıyasla oldukça tehlikeli olduğuna dikkat çekiyor. “Pek çok zehirlenmede kişiler çok nadiren hayatlarını kaybederken, mantar zehirlenmelerinde hastaların neredeyse tamamı hayatını kaybeder” diyen Dr. Sönmezoğlu, doğal olarak yetişen mantarlarda zehirli ve zehirsizi ayırt etmenin ciddi bir deneyim ve bilgi gerektiğini, dolayısıyla ormanlarda doğal olarak yetişen mantarları değil, kültür mantarlarını tüketmek gerektiğini belirtiyor.
 
“Zehirli mantar yendikten 12 saat sonra şiddetli karın ağrısı, bulantı, kusma, bilinç kaybı ve bayılma ortaya çıkar. Böyle bir durumda, hiç vakit kaybetmeden hastaneye başvurmak gereklidir. Ne kadar erken hastaneye gidilirse, kurtulma şansı o kadar fazladır. Gecikilirse, hastanın kurtulma şansı yoktur. Mantarın zehri doğrudan karaciğeri etkiler ve karaciğerde yetmezlik yapar. Bu nedenle karaciğer nakli yapılan hastalar dahi var” diyen Dr. Sönmezoğlu, mantar zehrinin antidotuolmadığını ve kandan uzaklaştırılması için hastanın kanının yıkanması gerektiğini söylüyor.
 
HER KENE ISIRIĞI VİRÜS BULAŞTIRMAZ...
 
Geçtiğimiz yıl gündemi oldukça meşgul eden kene ısırmalarıyla da ilgili faydalı açıklamalarda bulunan Dr. Sönmezoğlu, “Halkın kene korkusuyla açık havadan, topraktan ve yeşil alanlardan alıkonulmasına çok karşıyım. Açık havadan mahrum kalmadan, korunma amaçlı bazı konulara dikkat etmek yeterli” diyor.
 
“Kene genelde otluk alanlarda bulunur ve yaşamını sürdürebilmek için bir canlının kanını emer. Havanın sıcak olduğu aylarda ortaya çıkar, kışın kış döngüsüne girer” diyen Dr. Sönmezoğlu, deriye yapışan kenenin hissedilmediğini, yapılması gerekenin yeşil alanlarda bulunduktan sonra vücudumuzda kene taraması yapmak olduğunu ifade ediyor.
 
Kenenin çoğunlukla kan damarlarının yüzeye yakın olduğu kulak arkası, ense, kalça, koltuk altlar ve kasıklardaki deriye yapıştığını belirten Dr. Sönmezoğlu, “Kene farkedildiğinde nasıl çıkartılacağı bilinmiyorsa, hemen doktora başvurmak gerekir. Paniğe gerek yoktur. Her kene ısırığı ölüme yol açmaz, çünkü her kene Kırım Kongo virüsü taşımaz. Kene ısırıklarının milyonda biri Kırım Kongo virüsü bulaştırır, onların da yüzde 3’ü ölüme sebebiyet verir. Bu oldukça düşük bir oran” diyor.
 
KAPALI ALANLARDA ASLA MANGAL YAPILMAZ...
 
Dr. Sönmezoğlu, mangaldan kaynaklı karbonmonoksit zehirlenmelerinin de yine yaz aylarında arttığını belirterek; “Mangalı, aktif hava dolaşımının olduğu yerler ve açık hava dışında başka bir yerde asla yapmamak lazım. İyi yanmamış kömürden çıkan karbonmonoksit, insan için oldukça toksik, renksiz ve kokusuz bir gazdır. Soluma yoluyla vücuda girer, akciğerlerden kana karışır ve dokulara ulaşarak zehirlenmeye yol açar. Zehirlenme hızlı olur, ama sessiz bir ölüme sebebiyet verir” açıklamasında bulunuyor.
 
Karbonmonoksit zehirlenmesinin belirtilerini baş dönmesi, baş ağrısı, mide bulantısı, baygınlık hissi, bilinç bulanması ve en sonunda koma şeklinde sıralayan Dr. Sönmezoğlu, komada ölüm oranının yüzde 30 olduğunu hatırlatıyor.
 
Yaz aylarında gıda zehirlenmelerinde de artış olduğuna dikkat çeken Dr. Sönmezoğlu, “Türk halkı yiyecekleri gereğinden fazla saklıyor. Özellikle protein içeren besinlerin dışarıda üç saatten fazla bekletilmemesi, bekletildiği takdirde atılması gerekiyor” diyor. Dr. Sönmezoğlu, alışveriş sırasında da özellikle dondurma gibi ambalajlı ürünlerin son kullanma tarihlerine dikkat edilmesi gerektiği konusunda uyarıyor. 

 

Uyarı! Bu sitede yer alan tüm içerikler, “5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu” uyarınca tescil ve koruma altındadır. Kısmen dahi olsa; basılı şekilde ya da internet üzerinde, izinsiz çoğaltılıp kopyalanamaz, alıntı yapılıp kullanılamaz. Ancak habere aktif link verilerek kullanılabilir...
 ADnet  
Ana Sayfa | Künye | Reklam | İletişim