|
Merhaba efendim.
Kadıköy Life ailesi çok zengin olmuştu…(Rüyamda)
Sevgili Kadir Toprakkaya telefonda; “Gel Fosforoğlu” dedi… Televizyonumuzun başına geç…
Bir şeyin başına geçmek bizim ülkede çok imrenilen bir şeydir…Bende bir tuhaf heyecan.. Sesim titredi ama belli etmedim: “Aaaauuuv tiiiviiii mi kuruyoruz?”
“Evet… Canan işin idari yönetmeni, ben ve kızım reklama bakacağız… Sen de programdan sorumlu genel müdürsün…Tamam mı?”
Parayı konuşalım diyemedim. (Zaten bu lafı ben hayatta hiç edemedim)
Heeey! Kadıköy Life TV!
Görev beni bekliyordu. Program akışı yazmalıydım…
* * *
Sabah; açılış ve canlı kitle sporu.. Kadıköy’ün çeşitli parklarına bağlanarak koşan ve güne beden eğitimi yaparak başlayan, yürüyen insanlarla konuşmalar…
8.30; Dün Neler oldu? Bir gün önce ülkede yaşananların özeti ve yorumu.
9.00; Kadıköylü kadınlarla canlı bağlantılar kurulabilen bir semt programı.
10.00; Televizyonda tiyatro ( Radyo tiyatrosunu hatırlayın. Onun görseli)
Öğlen saatleri; Dizi, Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği.
Akşam Saatleri: Biraz da caz! Edebiyat saati, bir tutam şiir…(Arada haberler) Gençler için kültür sanat, spor saati, dizi (Bir tane… Dizi dizi değil…)
Gece Klasik Müzik (Yarım saat en sevilenler), Gerçek sanatçılarla sohbet (Siz anlarsınız), Siyasette etik.
Salı günleri Salı Pazarı’na canlı bağlantı…
Hafta sonu sabahları: Çocuklar için ekranda oyun-drama, kendini ifade.
Haftada bir gün: Yaşlılar için (Programın adı Yaşama Sevinci)
* * *
Aradan bir hafta geçti…(Rüyamda…) Kadir önüme bir demet kağıt atarak; “Buyur” dedi… “Reytingler! Az önce kazıdım da getirdim… İstifa mı edersin? Tazminatını mı verelim? Canan’la küstük, kızım ek iş arıyor. Senin düzeyli programının daaaa!....”
* * *
Terler içinde uyandım… Telefon çalıyordu… El yordamıyla bulup açtım…
“Yazıyı göndermedin Fosforoğlu! Yazdın mı?”, “Kimsin?”, “Kadir”, “İnanır mı?”, “Oooo, uyanmamışsın. Tamam sonra ararım.”
Yazımı yazdım. Rüyamı ona hala anlatmadım.
|