|
Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu'nu göreve çağırıyoruz Sahip çıkmıyoruz, komik duruma düşmeyelim… Tarih yönünden ülke olarak zenginliğimiz tartışılmaz bir gerçek… Ancak, sahip olduğumuz bu eserleri korumak konusundaki sığlığımız da ayrı bir gerçek… Bunun örneklerine yakın çevremizde sıklıkla tanık oluyoruz.
Yüzlerce asırlık camilere PVC pencere sistemi takmak, Harbiye, Cumhuriyet Caddesi üzerindeki 3'er- 4'er katlı tarihi binaların üzerine iki-üç kat modern kaçak yapılar ilave etmek bizi ülke olarak UNESCO listesinden çıkarmaya NEDEN teşkil ederken, zaman zaman da komik kabul edilebilecek durumlara düştüğümüz görülüyor.
Laf söyleyen yok!
İşte Bağlarbaşı'nda rastladığımız görüntüler… Yaklaşık 850 ailenin yaşadığı Soyak Evleri girişinde bulunan tarihi eserin içi hurdacı dükkanı olarak düzenlenmiş. Kapısına kilit vurulmuş, üzerine bir de gecekondu ilave edilmiş. Önünde seyyar arabası, yanında kamyonu, gayet güzel çalışıyor ve hiç kimse, "sen ne yapıyorsun?' demiyor.
Çevresi önemli eserlerle dolu…
Yaklaşık 600 yıllık bir han kalıntısı olan bu tarihi eser, Üsküdar'ın en kıymetli tarihi eserleri arasında yer alan Çinili Camii ile Çinili Hamamı'na sadece 20 metre mesafede ve her gün önünden binlerce insan geçmekte…
Yine birkaç adım ilerisindeki 600 yıllık su kanallarının üzerine taş duvar eklenerek, yok edilmek istendiğini göremeyen yetkilileri göreve çağırıyor, tarihimize ve eserlerimize sahip çıkmalarını bekliyoruz…
Bağlarbaşı'nda, Soyak Sitesi'nin bulunduğu Silahtarbahçe Sokak üzerindeki tarihi kalıntılar için çevredeki vatandaşlar, "Bu han ve çevresi yüksek antik duvarlarla kaplıydı ve eserin üçte biri ayaktaydı. Nasıl oldu bu hale geldi bizde anlayamadık " şeklinde konuştular…
Çevresinde camilerin, kiliselerin, han ve hamamların yer aldığı bölgede her binanın altında bir tarihi eser bulunduğu söyleniyor… 



|