Üsküdar'dan Beykoz'a, Şile'den Tuzla'ya, Ümraniye'den Kartal'a   Bütün Anadolu Yakası'nda Sizin Sesiniz
 
Advertisement
 
Advertisement
 
Advertisement
 
Advertisement
 
Advertisement
 
Advertisement
 
                 
Birbirinden ilginç haberler ve zengin içeriği ile 22. sayımız olan "Yaz Sayımız" Anadolu Yakasında tüm bayiilerde..
KADIKÖY LİFE  
 
             Şifremi Unuttum | Kayıt Ol
Egitimin Ekonomisi

Eğitimin Ekonomisi

Ülkemizin temel sorunlarından birisi de eğitimdir. Eğitim, insanı insan yapma sanatıdır. Bunun mimarı ise öğretmenlerdir. Kalkınma ve güçlenme için temel unsur insandır. İnsanın iyi eğitilmesi; sosyal, kültürel, siyasi, iktisadi ve savunma sektörlerinin güvencesi olacaktır. Toplumun tümden kalkınmasını sağlayacak yaratıcı ve itici güç, milli eğitimdir ve milli öğretimdir. Ülkenin geleceği için milli eğitim ve milli öğretim, tek çıkar yoludur.

 Genel olarak eğitimin ekonomisi dediğimizde; Eğitimin ekonomik büyümeye katkısı, İnsan varlığı ( İnsan kaynağı tanımlaması bence yanlıştır, çünkü insan kaynak değil, bir varlıktır) ve geliştirme sorunları, Eğitimin dışsallıkları ile Eğitimin finansmanlığı içeren konular olarak tanımlamak mümkündür. 

Ekonomi nasıl ki, mal ve hizmetlerin üretilmesi, dağıtılması ve tüketilmesi üzerine kuruluysa, eğitim de, okul-öğretmen, öğrenci-veli ve fiziki koşulları üzerinde de filizlenmektedir. Her ikisinin de ekonomik, etken, etkili ve eşitlikçi koşullarda ilerlemesi ülke yararına ve daha sağlıklı olacaktır.

 2007- 2008 eğitim-öğretim yılında yaklaşık 15 milyon öğrenci ve 600 bin öğretmen ders başı yaptı. Bugün ülkemizde, zorunlu eğitim çağındaki her 10 çocuktan 1'i okula gitme hakkından yoksun. Okula gidemeyen her 10 çocuktan 7'sini kız çocukları oluşturuyor (bir kız çocuğuna yapılan eğitim yatırımı dört kat geri dönüyor, erkeklerde bu oran sıfır bile olabiliyor, beyin göçü ise ayrıca zarara yol açıyor). Zorunlu eğitimde de yüzde yüz başarı henüz sağlanamadı.

Eğitime bütçe: Devletimiz, Milli Eğitim Bakanlığı'na, 1990'lı yıllarda bütçeden yüzde 14 pay ayırırken, 2007'de bu oran yüzde 10'lara gerilemiştir. Milli Savunma Bakanlığı bütçeden 1997 yılında yüzde 10,5 pay alırken, 2007 yılında bu oran da yüzde 6,4'e düşmüştür. 2006 yılında 16,5 milyar YTL olan eğitim bütçesi, artan okul ve öğrenci sayısına rağmen sadece 21,3 milyar YTL olarak belirlenmiştir. Bu rakamın 13,5 milyar YTL' sini (yüzde 63) personel harcamaları oluşturmaktadır.


Eğitimde özelleştirme uygulamaları: Özel okullar, eğitim ve öğretimde hem ekonomik olmalıydı, hem de kaliteyi doğurması gerekirdi. Ancak gelinen noktada özel okullar pahalı ve istenilen kaliteyi yakalayamadılar. Dershaneler ve dershanelere giden öğrenci sayılarına baktığımızda artış görmekteyiz. Dershaneler kapatılsın mı? Hayır. İşlevleri değişebilir. Bu sistemde boşa kürek sallama yerine veliler, iyi okul, iyi üniversite istiyor. Onlara yönelsinler. İhtiyaca cevap verecek konuma gelmelerinde yarar vardır.

 Devlet okullarında özelleştirme uygulamaları: Devlet okullarında özelleştirme cinsinden uygulamalar diyebileceğimiz konuları sıralayacak olursak; katkı payı, harç parası, kayıt anındaki bağış zorlamaları, diğer zorunlu bağışlar (kırtasiye, temizlik, peçete, odun, vb ), ders kitapları bedava ancak diploma için okul, sınav için dershane anlayışı dershane bakanlığına giden yolu açmıştır. Okullar işyeri, veliler müşteri anlayışı yerleşmektedir.

 Sonuç ve çözüm önerileri: Bugün milli eğitimden, milli öğretimden söz etmek imkânsız hale gelmiştir. Eğitim uzun vadeli bir yatırım olması nedeniyle kısa vadede sonuç alınması söz konusu değildir. Bu nedenlerle de iktidarın eğitim yatırımlarından kaçındığı görünmektedir. Eğitim devlet politikası olmalıdır. Hükümet politikası olmaktan çıkarılmalıdır.

 "Nasıl insan yetiştirmeliyiz?" sorusunu kendimize sormalıyız. Kendini tanıyan, geliştiren, sorgulayan nitelikli insanlar mı yetiştireceğiz? Yoksa sınavlara hazırlanan, sınav peşinde koşan, birbiriyle rekabet eden insanlar mı yetiştireceğiz?

 Mevcut durumda; ezberci, sınavcı, kısa zamanda daha çok test çözen, dershane gibi okul dışı çözeneği önüne koyan öğrenci yetiştirilmektedir. Olması gereken; analitik düşünebilen, analiz, sentez yapabilen, aklını özgürleştirebilen, bilimsel, karar verirken sorgulayan, geliştiren insan modelidir…

 Eğitim yönetimi ayrı bir kavram olarak ele alınmalıdır. Anne-baba, ergen okulları kurulmalı, veli eğitimi yapılmalıdır. Ayrıca rehberlik ilkokul öncesinden ele alınıp, sonuna kadar götürülmelidir. Rehberlik ilçelerde de uygulanmalıdır. Davranış bozukluklarının temelinde rehberliğin olmaması yatmaktadır.  

 Yaratılan kaynakların çokluğu bizi kalkındırır. Yeni bir öğretmen yetiştirme modeli hayata geçirmelidir. Yeniden bir insan yetiştirme modeli ortaya konmalıdır. Tıpkı 1924'te veya 1961 yıllarında olduğu gibi… Bu iki dönemden başka hiçbir dönemde insana yönelik yatırım olmamıştır. Şehir merkezlerindeki okulların arsalarını kaynak görerek, okul satmak, yüce milletimizin anlayışı değildir. Bu tür uygulamalarla kaynak yaratılamaz. Örneğin 500-1000 konut yapabilen, okul da yapmalıdır. Yerleşim alanlarında planlama yapılırken, bu şart koşulmalıdır. Ayrıca öğretmenlik mesleğinin örgütlenmesi sağlanmalıdır. Öğretmen Yardımlaşma Kurumu (ÖYAK) bu bağlamda oluşturulabilecek bir kuruluş olabilir.

 Bütçe kaynaklarının faize, yabancı kuruluşlara aktarılması yerine, eğitime kaynak yaratması sağlanmalı, yoksulların ve kız çocuklarının eğitimi tarikatlara, hayırsever kuruluşlara bırakılmamalıdır.  Eğitimin kalitesi yükseltilerek, özel dershanelerin yoğunluğunun önüne geçilmelidir. Özel okullara yaklaşım yeniden ele alınmalı, doğru yönlendirmelerle üniversite önündeki yığılmalar ortadan kaldırılmalıdır.

Aklın yolu bir olması dileklerimizle…

 

 
< Önceki   Sonraki >

 
 
Sik Kullanilanlara Ekle | Internet Sitesi Üyeligi | Reklam | Künye | Iletisim | Bize Ulasin
Bu site Kadiköy Life Dergisi 'nin resmi internet sitesidir. Dergimizde ve sitemizde yayinlanan reklamlarin sorumlulugu reklam sahiplerine aittir. Internet sitemizde Kadiköy Life Dergisi yazarlarina ait hiçbir yazi ve fotograf izinsiz, kismen yada tümüyle yayinlanamaz. Dergimize ait her içerigin tüm hakli saklidir.

Kadiköy Life' in hiçbir kurum ve kurulusla dogrudan veya dolayli baglantisi yoktur. Her türlü öneri ve elestirileriniz için burayi tiklayarak bize ulasabilirsiniz. Web Site Tasarim : Emrah Özdüven

   




eXTReMe Tracker