Üsküdar'dan Beykoz'a, Şile'den Tuzla'ya, Ümraniye'den Kartal'a   Bütün Anadolu Yakası'nda Sizin Sesiniz
 
Advertisement
 
Advertisement
 
Advertisement
 
Advertisement
 
Advertisement
 
Advertisement
 
                 
Birbirinden ilginç haberler ve zengin içeriği ile 22. sayımız olan "Yaz Sayımız" Anadolu Yakasında tüm bayiilerde..
KADIKÖY LİFE  
 
             Şifremi Unuttum | Kayıt Ol
2008 de Türkiye Ekonomisi

Ekonomi dünyasında bir yılı daha geride bırakırken, geçmişin değerlendirilmesi ya da buna benzer olarak gelecekle ilgili öngörüler ortaya konulması gibi bir alışkanlık dikkatinizi çekmiştir. Aslında durum değerlendirmesi yapan kişiler, sırası ile kendilerinin, yakınlarının, ülkenin ve dünyanın durumuna bakarlar. Biz de bu konuyu, başlıktan yola çıkarak, hem makro, hem de mikro açılardan ele almaya çalışalım.

Tipik bir manzara tasviri ile başlayacak olursak, İETT ve halk otobüslerine bindiğimizde, yolcu sayısı arttıkça otobüs şoföründen gelen tipik bir deyişe kulak veririz hep. “Lütfen beyler geriye doğru ilerleyelim”, der bir ses. Bu bize spontane bir olayı da hatırlatabilir. Geriye baktığımızda, ekonomik belirsizliğin arttığını, sosyal dengelerin daha da bozulduğunu görebiliriz. Toplumun büyük çoğunluğunu oluşturan işçi, memur, esnaf, emekli ve çiftçi gibi geniş kesimlerin de gelir kaybına uğradığını ve alım gücünün azaldığını söyleyebiliriz. Gelirleri azalırken, kısamadıkları tüketim harcamaları nedeniyle borçlarının büyüdüğünü, kaygılarının arttığını da rahatlıkla dile getirebiliriz.  Ancak her koşulda iyimserlikle ünlü kimi kesimlerin bu düşüncelerimizi paylaşmadıklarını da rahatlıkla söyleyebiliriz.   Buradan biz de onlara bir soru soralım. “Sizce otobüs şoförünün lütfettiği şekilde geriye doğru mu ilerliyoruz?”

2007 yılında hemen hemen hiçbir hedefin tutturulamadığını ortaya koyabiliriz.

Büyüme hızı: 2007’de yüzde 5 öngörülmüş olmasına rağmen, yıl sonunda yüzde 4 seviyelerinde kalacağı anlaşılıyor. Yani, 2008’e büyüme hızının belirgin biçimde yavaşladığı ve gerilediği bir eğilimle girdiğimizi söyleyebiliriz.

 
TL’nin değeri: Dolar karşısında 1,54 düzeyinde oluşması öngörülmüştü. DPT, gerçekleşme tahminini 1,3230’a geri çekti. Yılsonunda MB döviz alış kuru 1,17’lerde gerçekleşti. Bu durum karşısında kur artış hedefi tutturulamamış oldu. Ayrıca GSYİH 411 milyar dolar olarak öngörülmekteydi. Şimdi öngörüyü aşarak, 498 milyar dolara ulaşılacağı tahmin ediliyor. Bu da kişi başına düşen gelirin 5.500 dolar seviyesinden 6.600 dolar olarak hesaplanması anlamına geliyor.  

 
Ödemeler dengesi: Cari işlemler dengesinde 2007 yılı açığı 30,4 milyar dolar olarak öngörüldü. Ekim sonu itibariyle yıllık açık 35,2 milyar doları buldu. Yıl sonunda bu rakamın 38 milyar dolara yaklaşması şaşırtıcı olmayacak. Dış ticaret açığı ise 54,7 milyar dolar öngörülürken, 58,3 milyar dolarla rekora ulaşmış durumdadır.

 
Enflasyon: 2007 Yılında yüzde 4’lük bir enflasyon artışı hedefi açıklanmıştı. Kasım ayı itibariyle yüzde 8,40 olan TÜFE artışının yıl sonuna kadar artabileceği tahmin ediliyor.

 
Bütçe: Merkezi yönetim bütçesi, 2007 yılında 16,7 milyar YTL’lik bir açık hedefiyle yola çıkılmıştı. Yılsonu itibariyle gerçekleşmenin 14,9 milyar YTL’de kalması bekleniyor. Bu tahminle bütçe performansının iyi olduğunu söyleyemeyiz. Nedenine gelince; bir defalık gelirlerden olan Telekom satışından gelen 5,8 milyar YTL’lik peşin ödeme ve Karayolları arsasından elde edilen 1,1 milyar YTL’lik gelirle toplam 6,9 milyar YTL’lik bir gelir bütçenin öngörülenden daha az açık vermesinin nedenidir. Vergi gelirlerinde de hedefin tutturulamayacağını, Maliye Bakanının “Milletimizi fiş toplama zulmünden kurtaracağız”, sözleriyle de açıklayabiliriz. Vergi iadesinin kalkmasıyla fiş toplama da ortadan kalktığından daha başta KDV gelirlerinde bir azalma görünmüştür.     

 

2007 Yılı Ekonomi Göstergeleri

2007 Hedefler                          Öngörülen                      Gerçekleşen

Büyüme hızı                              % 5                                % 4

TL’nin değeri                            1,54 dolar                       1,17 dolar

GSYİH                             411 milyar dolar              498 milyar dolar

Kişi başı gelir                            5,500 dolar                     6,600 dolar

Cari işlemler dengesi                 30,4 milyar dolar             35,2 milyar dolar

Dış ticaret açığı                        54,8 milyar dolar             58,3 milyar dolar

Enflasyon                                   % 4,00                              % 8,40

Bütçe                                         16,7 milyar YTL                 14,9 milyar YTL

 

2007 yılında, ekonomiyi her koşulda iyi gösterme çabalarına rağmen yukarıda da ortaya koymaya çalıştığımız rakamlar neticesinde iç talepteki daralma konusu, ayrıca öne çıkan sonuçlardan birisiydi. Bunu geniş kesimlere borç vererek, çeşitli kredilerle aştılar. Daha fazla tüketime yönelik tahrikler ve cazip koşullar bu konuda etkili oldu. Çünkü bu geniş kesimlerin gelirlerinden daha fazla harcama yapması gerekiyordu. Ancak ekonomide hiçbir eğilim sürdürülebilir durumda değildir.

 
Dünya mali sistemini artık “korkular” yönetmektedir. Petrol 110, altın 1000 dolara ç
ıkarsa ne olacak? Terörle mücadele için ABD’den izin alınmadan operasyon yapamıyoruz. Ne için? Dış politikayla ekonomi iç içe geçmiş durumda. Tam bağımlı hale gelmişiz ve muhteşem sömürülüyoruz. Türkiye’ye neden bu kadar sıcak para geliyor ve neden TL dünyanın en hızlı değerlenen parası oluyor? Bunları sorgulamamız gereklidir.

 
Lütfen artık ithal ikameci sanayi üretiminden vazgeçelim. Türkiye’yi altyapısı oluşmadığı halde yenilik, teknoloji inovasyon olarak görmekten vazgeçelim. Sanal büyüme yerine kalkınmaya yönelik, istihdama yönelik, kendi kaynaklarını işleyebilen verimli sanayi alanlarına yönelerek, tarımımızı, ticaretimizi, sanayimizi, ülkemizin çıkarlarını gözeterek yüksek faiz-düşük kur politikasını gözden geçirmek daha anlamlı olmaz mı? Ne dersiniz?          

 
Yukarıdaki sorumuzun cevabı zor olacak. Çünkü 22 Temmuz 2007 genel seçimlerden hemen sonra ekonomide bir şimşek çakması söz konusu oldu. Misal olarak Sanayi Bakanı, üretimin önünü açmak adına “SSK primlerini 5 puan aşağı çekelim” diyor. Hemen bir
şimşek çakıyor; Olmaz… Sayın Unakıtan bile maaş-ücret artışlarında “Elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz”, diyor. Hemen bir şimşek daha çakıyor; “Türkiye’de ücretler Batı’dan bile yüksek!” Anlaşılan 2008’de çok şimşek çakacak. 

 

Önümüzdeki dönemde risklere bakacak olursak; dünyada beklenen inişin yumuşak olmayacağı, hiçbir hedefi tutmayan ve her tarafı açık veren ekonomi politikaları,  ülkemizdeki terör ve PKK’yı siyasallaştırma çabaları, Anayasa girişimleri, yerel seçimlerin yakınlığı ya da öne alınabileceği, Rektör atamaları, Valilerin kömür taşıyacak, İmamların devleti yönetecek olmaları şeklinde risk sıralaması yaparak, artık papazın pilav yemeyeceğini söyleyebiliriz.

 
Her ne olursa olsun gelecek günler ülkemiz birliğine, dirliğine, vatanın bölünmez bütünlüğüne, yüce milletimizin güvenliğine ve milyonlarca işsiz kardeşimizin iş gücüne, üretime katılmasına ve mutlu olmalarına vesile olsun. En derin saygılarımla,

 

Hulusi ÖZOCAK

Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

 
Sonraki >

 
 
Sik Kullanilanlara Ekle | Internet Sitesi Üyeligi | Reklam | Künye | Iletisim | Bize Ulasin
Bu site Kadiköy Life Dergisi 'nin resmi internet sitesidir. Dergimizde ve sitemizde yayinlanan reklamlarin sorumlulugu reklam sahiplerine aittir. Internet sitemizde Kadiköy Life Dergisi yazarlarina ait hiçbir yazi ve fotograf izinsiz, kismen yada tümüyle yayinlanamaz. Dergimize ait her içerigin tüm hakli saklidir.

Kadiköy Life' in hiçbir kurum ve kurulusla dogrudan veya dolayli baglantisi yoktur. Her türlü öneri ve elestirileriniz için burayi tiklayarak bize ulasabilirsiniz. Web Site Tasarim : Emrah Özdüven

   




eXTReMe Tracker