| |
|
Üsküdar'dan Beykoz'a, Şile'den Tuzla'ya, Ümraniye'den Kartal'a Bütün Anadolu Yakası'nda Sizin Sesiniz |
İçinde bulunduğumuz mevsim beni bir kez daha kedilerin kızgınlık dönemleriyle ilgili yazmaya yöneltti. Dikkatli kedi severler sokaklardaki hareketlenmeyi fark etmiştir. Önden kaçan bir kedi ve arkasında yarış halinde iki üç kedi daha..
İçinde bulunduğumuz mevsim beni bir kez daha kedilerin kızgınlık dönemleriyle ilgili yazmaya yöneltti. Dikkatli kedi severler sokaklardaki hareketlenmeyi fark etmiştir. Önden kaçan bir kedi ve arkasında yarış halinde iki üç kedi daha. Bu çiftleşmede önceliği kapmak için verilen bir mücadeledir. Çiftleşme mevsimi başlamıştır. Sanılanın aksine kediler Mart ayında değil, Ocak ayında çiftleşme dönemine girerler. Bu dönem Mart ayını da içine alacak şekilde Nisan ortasına kadar devam edebilir. Bu süre içinde etrafta çiftleşen, gebe olan ve doğurmuş birçok kedi görmek mümkündür.
Evinde kedi besleyenler bilirler, dişi kedilerde çiftleşme isteği başladığı zaman, kedi hiç alışık olmadığınız, o zamana kadar görmediğiniz hareketler yapmaya başlar. İştah azalmıştır, camın önünde, kapılarda dışarıya doğru bakıp, ulumayı andıran sesler çıkarırlar. Yerlerde yuvarlanma, kuyruğunu yana atıp, kalçasını dikleştirme, çiftleşme isteğinin, yani kızgınlığın tipik belirtisidir. Bu belirtiler 4-5 gün şiddetli şekilde devam eder. Sonra giderek azalır ve kaybolur. Kısa süren bir sakinlik döneminden sonra yeniden başlar. Çünkü dişi kedilerde provake ovulasyon vardır. Yani ancak çiftleştikleri zaman yumurtlarlar ve östrojen seviyeleri düşer. Çiftleşmedikleri sürece tüm çiftleşme mevsimi boyunca defalarca kızgınlık gösterirler. Bir dişi kedi sahibiyseniz evin içindeki bu durum bir süre sonra dayanılmaz boyutlara varacaktır. Hele de dışarı çıkma fırsatı bulmuşsa çok büyük ihtimalle kızınız hamiledir.
Peki, erkek kediler için durum nedir? Onların durumu dişilerden biraz farklıdır. Erkek kedi için belli bir mevsim yoktur. Etrafta çiftleşmeye hazır dişi kokuları aldığı zaman önüne geçilmez bir istekle peşinden gider. Erkeği baştan çıkaran dişi kedidir aslında. Şayet evinizde erkek kediniz varsa işiniz zor demektir. Birincisi bulduğu her köşeye keskin kokulu idrar bırakır. İçgüdüsel olarak başka erkeklere “burası benim bölgem” der, dişilere de “hey kızlar ben buradayım ve sizi bekliyorum” demiş olur. Ancak bu koku bizim için çok rahatsız edicidir. İkincisi dışarıya kaçacaktır. Daha önce hiç çıkmamışsa dışarısı yüzlerce tehlikeyle doludur. Çıkmaya alışıksa, çiftleşme rekabeti için yapılan kavgalarda alınan yaralar, dişi peşinde koşarkenki araba kazaları, sokak köpekleri, vs. hayatını tehlikeye atar. Günler sonra evine bitkin ve perişan dönen delikanlıları kedi severler çok görmüştür…
Çözüm için önümüzde birkaç seçeneğimiz var. Dişi kedilere kızgınlık zamanı gelmeden hormon verip, kızgınlığını bitirmek. İleriki zamanlarda meme, yumurtalık, rahim tümörleri ve hormon dengesizlikleri ile uğraşmak istiyorsanız hiçbir şey yapmadan kızgınlığın geçmesini bekleyin… Senede iki kez, toplam 6-8 ay kedinizin acı çekmesini seyredebilecekseniz ayrıca rahim iltihabı ve yumurtalık kistleri ile kedim daha mutlu olur diyorsanız beklemekte fayda var. Dışarı bırakmak. “Yılda iki kez doğurup, ortalama 10 yavru bakmak kedime hiç zarar vermez, onu yıpratmaz, ömrünü kısaltmaz, ben de bu yavrularla ilgilenirim. 7-8 senede 80 yavru nedir ki?” diyorsanız, harika bir fikir olabilir. Kısırlaştırmak… Üreme organları ve meme ile ilgili sorun ve hastalık yaşamayacak, hiç kızgınlık göstermeyecek, sakinleşecek, ömrü rahat geçecek derseniz hiç düşünmeyin. Hayvanlardaki çiftleşmenin sadece üremeye yönelik bir eylem olduğunu, duygusal bir yük taşımadığı, annelik duygusunun hormonal ve dolayısıyla geçici olduğunu unutmayın. Anne olamayacağı için psikolojik tedavi gören bir kedi daha olmadı, bana güvenin.
Erkek kediniz varsa daha az seçenek vardır. Dışarı bırakmak. Ölüm, hastalanma, yaralanma riski ve keskin idrar kokusu sizi rahatsız etmiyorsa iyi bir seçenektir. Evde tutma. “Çiftleşme isteği, ama bunu yapamamanın sıkıntılı bağırışları, kedimin acı çekmesi ve keskin idrar kokusu nedir ki?” diyorsanız, size uygun bir seçenektir. Kısırlaştırma. İdrar kokusu olmadan, acı çekmeyen, huzurlu ve sağlıklı bir kedi beslemek isteyenler için idealdir. Emin olun kendini yarım erkek olarak gören, bunalımda bir kediye rastlanmadı. Kısırlaştırılan kediniz beki de Bob Marley gibi düşünüyordur; ”no woman, no cry”.
Hayvanlarınızla birlikte sağlıklı ve mutlu yıllar dilerim.
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
|
Sik Kullanilanlara Ekle | Internet Sitesi Üyeligi | Reklam | Künye | Iletisim | Bize Ulasin |
|
|
Bu site Kadiköy Life Dergisi 'nin resmi internet sitesidir. Dergimizde ve sitemizde yayinlanan reklamlarin sorumlulugu reklam sahiplerine aittir. Internet sitemizde Kadiköy Life Dergisi yazarlarina ait hiçbir yazi ve fotograf izinsiz, kismen yada tümüyle yayinlanamaz. Dergimize ait her içerigin tüm hakli saklidir.
Kadiköy Life' in hiçbir kurum ve kurulusla dogrudan veya dolayli baglantisi yoktur. Her türlü öneri ve elestirileriniz için burayi tiklayarak bize ulasabilirsiniz. Web Site Tasarim : Emrah Özdüven
|
|
|
|
| |
|