Üsküdar'dan Beykoz'a, Şile'den Tuzla'ya, Ümraniye'den Kartal'a   Bütün Anadolu Yakası'nda Sizin Sesiniz
                 
Sualtı Temizlik Hareketi
 2004 yılının Kasım ayı ortalarında bir elektronik posta çağrısıyla başlayan hareketlilik, 8 Ocak'ta Üsküdar Meydanı'nda elliyi aşkın gönüllünün, Sualtı Temizlik ve Bilinçlendirme Hareketi'nin ilk etkinliği ile yepyeni ve uzun soluklu bir proje olarak hayata geçti.

Sualtı Temizlik ve Bilinçlendirme Hareketi gönüllüleri, yaklaşık iki yıldır İstanbul'un pek çok noktasında dalışlar gerçekleştirerek, denizleri ne denli kirlettiğimizi gözler önüne serdiler. Çıkan atıkları da her dalış noktası kıyısında sergilediler. Son olarak Caddebostan Plajı'nda gerçekleşen 24'üncü temizlik dalışında ise 650 parça katı atık çıkarılarak, kayıt altına alındı ve halka sergilendi.

Projenin gelişimi, amaçları ve çalışmalarıyla ilgili olarak Caddebostan dalışı esnasında Hareketin Halkla İlişkiler Sorumlusu Sükun Öztoklu, yaşamın en önemli kaynaklarından biri olan denizlerimizi nasıl yaşanmaz hale getirdiğimizi bize çarpıcı bir şekilde anlattı.

Hareketin amacıyla ilgili bilgi alabilir miyiz?

Amaç, temizlemekten daha öte, buradaki kirliliği görünür hale getirip insanların dikkatini çekmek ve önünü almak… Çünkü artık doğa baş edemiyor bu insan kirliliğiyle. Bizim teknik olanaklarımız, bilgi düzeyimiz, vs. henüz katı atıklarla ilgilenme anlamında yeterli. Çünkü bunun dışında kimyasal kirlenme ve biyolojik kirlenme de var, çok daha fazla ekipman ve bilgi gerektiriyor. İstanbul ve Marmara çevresinde dalışlar yapıyoruz. Ekibimiz içinde dalgıç olmayan arkadaşlarımız da var. Orada olmaması gerektiğini düşündüğümüz ne varsa dalıp çıkarmaya çalışıyoruz.

Denizden çıkan atıkları sergiliyorsunuz da...

Evet, dediğim gibi amaç onları çıkarmak değil, oraya atılmasını engellemek. Onun için sualtından, su üstünden fotoğraflarla oluşturduğumuz sergimizi ileride daha büyük bir mizansen oluşum haline getireceğiz. Anlık çıkardığımız şeyleri insanlara sergileyerek o bilinci oluşturmaya çalışıyoruz. Su buradan baktığınızda pırıl pırıl görünüyor. Oysa orada yaşamı etkileyen bir kirlilik var ve insanlar bu kirlilik sualtında gizlendiği için çok fazla farkında değiller. İnsanlar kıyılar temiz göründüğünde temiz zannediyorlar herşeyi.

Kirliliğin çok değişik etmenleri var. Örneğin; canlıların üstünü örterek ışık ve oksijen almalarını engelleyen, ölmelerine neden olan fiziksel etmenler var. Kimyasal etmenler var, piller gibi oraya ait olmayan kimyasalların tuzlu suda çözünerek dağılması. Petrol atıkları var. Teknelerden atılan, lağım kanalıyla karışan deterjanlı sular. Ağır metaller; civalar, kurşunlar. Egzoz gazlarıyla suya karışan maddeler. Bunların bir kısmı suda yaşayan canlıların dokularına kadar işliyor. Ve biz onları yiyip tüketiyoruz. Hareketimizin temel amacı da bu…

Filmlerde bile vardır biliyorsunuz, sigarasından son nefesini çeker ve izmariti denize fırlatır. Veya kurtulmak istediği bir şey vardır, kızar denize atar. Bu alışkanlıklardan kurtulmak gerekiyor. Doğanın bir gücü var, ne verirseniz size onu veriyor. Artık onları arıtamaz, ayıklayamaz ve artık o pisliği size geri verir.

Belediye sizi hangi yardımlarla destekliyor?

Harem dalışımız itibariyle belli bir destek aldık, ama bu yeterli değil. Ama bir tekne getiriyorlar, ağır malzemeleri açıkta vinçle kaldırmamızı sağlıyorlar. Bugün buradaki (Caddebostan dalışı) tekne Büyükşehir Belediyesi'ne ait. Dönem dönem Beşiktaş Belediyesi olsun, Üsküdar, Beyoğlu Belediyesi olsun, onlarla da birebir çalışmalarımız oldu. Ama Harem Projesi’nden bu yana Büyükşehir Belediyesi’nin böyle bir desteği var. Ambulans getiriliyor, ayrıca bizim tüplerimizi taşımamıza yardımcı oluyorlar.

İstanbul dışında ne gibi faaliyetleriniz oluyor?

İstanbul dışında talep geldiğinde Marmara'da, Ege'de çalışmalarımız oldu. Gölcük'te 17 Ağustos depremi anma gününde dalış yaptık. Yapıya katılan Ankara'dan ve Karadeniz'den gönüllü arkadaşlarımız var. Amacımız, oradaki arkadaşlarımızı İstanbul dışındaki bölgelerde de örgütleyip, bu tip çalışmaların yürütülmesini sağlamak.

Caddebostan Plajı dalışında bu bölgeyi seçmenizin özel bir nedeni var mı?  

Hayır özel bir sebebi yok. Geçen ay da Suadiye’deydik. Belirli bir plan çerçevesinde, yılda bir kez denk gelecek şekilde, İstanbul'un çeşitli yerlerinde tekrar dalışları yapıyoruz. Bir yıl sonra tekrar daldığımızda o bölgenin ne durumda olduğuna bakıyoruz.

Bunları raporluyor musunuz?

Tabiki. Internet sitemizde ciddi bir envanterimiz var. Sudan neler çıktı, ne zaman çıktı, materyallerin orijini nedir, gibi. Onun dışında su ürünlerinden arkadaşlarımız var, dip analizleri yapıyoruz. Bilimsel analizler yapıyoruz; su örnekleri, yaşam örnekleri ve kum örnekleri alıyoruz ve bunların durumlarını da inceliyoruz. Bunun verilerini de internet sitemizde bulabilirsiniz. (www.sualtitemizlikhareketi.org)

Hangi yollarla halka ulaşıp, sesinizi duyuruyorsunuz?

Mesela Yeşilköy'den Bahçeşehir Koleji'nden çocuklar geldi. Çocuklara yönelik bir şeyler yapmayı yeğledik. Çünkü çocuklar biz yetişkinlerden daha iyiler, dürüstler ve dediğinizi anlayıp, uyguluyorlar. İşin başından beri biliyorduk ki yaşı ilerlemiş bir insanın bir takım alışkanlığını değiştirmesi daha zor. Bunu ölçümlemek de zor aslında ama yine de burada bizi izleyen insanlarla konuşup, aldığımız izlenim şu ki bir miktar onları da etkileyebiliyoruz galiba! Derdimiz de bu zaten, o yüzden halka açık yerlerde dalışlar gerçekleştiriyoruz. Bizim ne yaptığımızı, sualtında neler olduğunu görünce “aa” diyorlar…

 

 
 
Sik Kullanilanlara Ekle | Internet Sitesi Üyeligi | Reklam | Künye | Iletisim | Bize Ulasin
Bu site Kadiköy Life Dergisi 'nin resmi internet sitesidir. Dergimizde ve sitemizde yayinlanan reklamlarin sorumlulugu reklam sahiplerine aittir. Internet sitemizde Kadiköy Life Dergisi yazarlarina ait hiçbir yazi ve fotograf izinsiz, kismen yada tümüyle yayinlanamaz. Dergimize ait her içerigin tüm hakli saklidir.

Kadiköy Life' in hiçbir kurum ve kurulusla dogrudan veya dolayli baglantisi yoktur. Her türlü öneri ve elestirileriniz için burayi tiklayarak bize ulasabilirsiniz. Web Site Tasarim : Emrah Özdüven