Kadir Toprakkaya

Gürsel Tekin’den Kadıköy Life’a çok özel açıklamalar

Gürsel Tekin’den Kadıköy Life’a çok özel açıklamalar
Decrease Font Size Increase Font Size Text Size Print This Page

Cumhuriyet Halk Partisi’nin çeyrek asırdır Kadıköy kökenli üst düzey yöneticilerinden ve son dönemin İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Kadıköy Life Dergisi’ne çok özel değerlendirmelerde bulundu. İstanbul’da yaşam alanları daralan insanların sosyalleşebilmek için Kadıköy’e geldiğine dikkat çeken Tekin, ilçede yerel yönetime yönelik de “Yetkisiz bırakıldılar. Elleri kolları bağlı, uzun yıllardır yerel yönetim yasaları revize edilebilmiş değil” mesajı verdi.

Kadıköy Life Dergisi’nin son sayısında “1931 yılı” kapak temasını yakından inceleyen Gürsel Tekin, ardından şu açıklamaları gerçekleştirdi:

“UMUT EDİYORUM Kİ, ÇEVRE İLÇELER DE KADIKÖY GİBİ OLSUN”

Bir Kadıköylü olduğum için söylemiyorum, İstanbul’un en nezih ve yaşanabilir tek ilçesi Kadıköy. Bu sadece benim söylememle olacak bir şey değil, hafta sonları ve akşamları baktığınızda çevredeki bütün ilçelerin yaşam kaynağı haline gelmiş. Olağan nüfusu yaklaşık olarak 500 bin iken, Cumartesi ve Pazar günleri bu rakam 1 milyonu buluyor. İnsanlar Ümraniye, Sultanbeyli ve Sancaktepe gibi ilçelerde yaşam alanları daraldıkça nefes alabilecekleri tek yer olarak Kadıköy’ü görüyor. Umut ediyorum ki, çevre ilçelerimiz de Kadıköy gibi olsun.

“CHPLİ BELEDİYENİN OLDUĞU YER DEĞERLİDİR”

Nerede Cumhuriyet Halk Partili belediyeler varsa, emlak o bölgede çok değerli. Örneğin bitişik ilçemiz Üsküdar. Kadıköy ile Üsküdar’a baktığımızda hemen hemen yüzde 50 fark var. Özellikle gençlerin ve beyaz yakalıların tercih ettiği yerdir Kadıköy, bir hayli de tarihi. Ataşehir ve Ümraniye, Bakırköy ve Bahçelievler gibi…

“İLÇE BELEDİYELERİ ÇARESİZ”

Ne yazık ki sorunlar her yerde, sorunsuz yer yok. Kadıköy’de sorunlar, bizim belediyelerimizden kaynaklı değil. Uzun süredir Türkiye’de yerel yönetim yasaları, dünyada olduğu gibi seçilen insanların insiyatifine bırakılarak revize edilebilmiş değildir. Kadıköy Belediye Başkanı, milletin oyu ile seçiliyor. Kentlerin tek sahibi olur, Kadıköy’ün size on sahibini sayabilirim. Ana arterler İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin. Altı, yedi bakanlığın plan yapma yetkisi var, sadece tek kişinin yok, o da Kadıköy Belediye Başkanı. Doğal olarak yurttaşlarımız kimse oy veriyorsa ona tepki gösteriyor. Ben de zaman zaman karşılaşıyorum. Böyle bir mantık yok. Yerel yönetimler yetkilendirilmeli, yasalar yeniden revize edilmeli. Şehrin tek sahibinin olması lazım. Burada şehrin tek sahibi yok ki, hiç kimsenin de sorumluluğu yok. Yarın herhangi bir sorun olduğunda sorumlu bulamıyorsunuz. İstanbul’da Ayamama Deresi… 36 kişi öldü ama hiçbir yönetici yargılanmadı. Çünkü kim sorumlu belli değil, böyle bir şey olabilir mi? Londra’da 36 insan ölse, belediye başkanı bırakın yargılanmasını ertesi gün istifa eder. Tüm bunlara baktığımızda yerel yönetimlerin yeniden gözden geçirilmesi lazım.

“KÜLFETİ İLÇE BELEDİYELERİNE KALIYOR”

Düşünün Kadıköy’de planlamayı, Kadıköy’ün hiçbir sokağını bilmeyen Ankara’daki üç bürokrat yapacak. O zaman kent bütünlüğünü sağlamanız da mümkün değil. Sonuç ise betonlaşma ve beton şehir… Kentsel dönüşüm insiyatifi yerel yöneticilere bırakılsaydı, inanın çok başarılı olurdu. Ama hiçbir insiyatif yok, plan yapma yetkisi yok. Sadece ilçe belediyeleri planı uygulayabiliyor. Bu çok yanlış. Örneğin Bağdat Caddesi, bütün sorumluluğunun Kadıköy Belediyesi’nde olması lazım. Malesef hiçbir insiyatif yok. Reklam ve panolar gibi bütün gelirleri ve nimetleri Büyükşehir Belediyesi alıyor, külfet Kadıköy Belediyesi’ne kalıyor. Batıdaki gibi olmalı, dünyayı yeniden keşfedecek değiliz. Sadece belediyeler de değil; Mimarlar Odası, Çevre Mühendisleri Odası, Plancılar Odası gibi sivil toplum örgütleri de bu süreçte yerini almalı…

“İYİ Kİ ÖZGÜRLÜK PARKIMIZ, GÖZTEPE’DE DE PARKIMIZ VAR”

İstanbul’u seven bir yabancı aynen şunları söyledi bana: ‘Maalesef ülkeniz toprağa düşman.’ Toprak, üretilen bir şey değil! Teknoloji o kadar ileri gidiyor ki dünya, yapay zeka çalışmasını konuşuyor ama toprak üretemiyorsunuz. Yeni nesil toprakla buluşamıyor, çocuklarımız doğa ile bütünleşemiyor. İyi ki Kadıköy’de Özgürlük Parkımız var, iyi ki Göztepe’de bir park var. Şehirde betonlaşarak yaşamı sürdüremezsiniz. İstanbul’da malesef durum kötü, doğal olarak bu betonlaşmalardan Kadıköylüler de muzdarip. Nasıl nefes alacağız, hava koridorlarımız yok!..

Bir Cevap Yazın