Erkan Yücel Kültür Merkezi’nde İran sineması tartışıldı | Kadıköy Life - Kadıköy Haber Sitesi
 Haber Merkezi

Erkan Yücel Kültür Merkezi’nde İran sineması tartışıldı

Erkan Yücel Kültür Merkezi’nde İran sineması tartışıldı
Decrease Font Size Increase Font Size Text Size Print This Page

Erkan Yücel Kültür Merkezi, “İran Edebiyatının İran Sinemasına Etkileri” başlıklı bir panel düzenledi. Üç panelistin bulunduğu etkinlikte ilk konuşmacı, Kaynak Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Tunca Arslan’dı. Arslan, konuşmasında İran sinemasında şiirsel anlatımın ve gerçekçiliğin önemine şu sözlerle değindi:

“Örneğin, Abbas Kiarostami’nin ‘Rüzgâr Bizi Sürükleyecekti’ adında önemli bir filmi var. Furuğ Ferruhzad’ın ‘Rüzgâr Bizi Götürecek’ şiirinden adını alan filmin içinde şiire göndermeler dikkat çeker. O şiirsel anlatım ve ruh hali kendisini belli eder. İran sinemasındaki gerçekçilik de baş döndürücüdür. Filmlerdeki gerçekçilik, bir süre sonra gerçekten yaşanmaya başlanabiliyor. İzleyen bir süre sonra ekranda olan gerçek mi, değil mi diye sormaya başlar.”

Erkan Yücel Kültür Merkezi

“İRAN SİNEMASININ KÜLTÜREL KÖKLERİ FARSÇA ESERLERDE ARANMALIDIR”

Tunca Arslan’dan sonra sözü, İran araştırmacısı Devrim Bildirici aldı. Bildirici, İran sinemasının kültürel köklerinin büyük oranda Farsça yazılmış edebi eserlerde aranması gerektiğini belirtti. Firdevsi’den ve Şirazi’den örnekler veren Devrim Bildirici, emperyalizme karşı İranlıların ulusal kültürlerine yaslanmasında bu şairlerin eserlerinin önemli bir payının olduğunu şöyle vurguladı: “Firdevsi’nin Şehname’si İran kültürüne öyle bir işlemiştir ki, sokaktan birisine sorsanız size Şehname’den bir beyit okur.”

“TÜRKLER VE İRANLILARIN KÜLTÜREL BENZERLİKLERİ VARDIR”

Türklerin ve İranlıların kültürel benzerliklerini de panelin üçüncü konuşmacısı, Teori Dergisi eski Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Ulusoy anlattı. Türkler ve İranlıların kültürel benzerliklerinin bulunduğunu ifade eden Ulusoy, şunları aktardı: “Şehname’nin yazıldığı dönem Türklerin ve İranlıların, Maveraünnehir’de bir kültürel etkileşim içinde olduğu bir dönemdir. Mesela, İran tiyatrosunun en önemli isimlerinden biri Mirza Feth Ali Ahundzade’dir ve kendisi Azerbaycanlı olup, Azeri dilinin de kurucusudur. Ahundzade de 1800’lerin başlarındaki Rus modernleşmesinden etkilenmiştir. Türkiye’ye geldiğinde de Türkçe’nin Latin alfabesiyle yazılmasını savunmuştur.”

İRAN KÜLTÜR MÜSTEŞARI’NDAN KUTLAMA MESAJI…

Mehmet Ulusoy’un konuşmasının ardından panelin soru cevap bölümüne geçildi. Etkinlik, izleyicilerin sorularının yanıtlanmasıyla sonlandı. Panelin ardından İran Kültür Müsteşarı Mahmut Sıtkıkzade, Erkan Yücel Kültür Merkezi‘ne bir kutlama ve dostluk mesajı gönderdi. Müsteşar şu ifadeleri kullandı: “Merhaba, sizlere görüşlerinizden dolayı çok teşekkür ederim. Umarım bunun gibi programlar iki ülke ilişkilerinin pekişmesine sebep olur. Saygılarla”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir