Kadir Toprakkaya

Kadıköy’de “siber zorbalık” ile mücadele…

Kadıköy’de “siber zorbalık” ile mücadele…
Decrease Font Size Increase Font Size Text Size Print This Page

Kadıköy İlçe Mili Eğitim Müdürlüğü, siber (sanal) zorbalığın önüne geçmek için okullarda dev bir anket çalışması başlattı.

Resmi ve özel okulların idarecileri, öğretmen ve öğrencilerine yönelik ankette, internet ortamına yönelik çeşitli sorular yöneltiliyor.

İŞTE ANKETİN İÇERİK TANIMINDAN BAZI KESİTLER…

Siber Zorbalık: Teknolojinin gelişmesi, hayatımızı kolaylaştırmakla kalmayıp, karşımıza yeni kavram ve terimleri çıkarmakta, ayrıca psikolojik ve sosyolojik açmazları da beraberinde getirmektedir. Mobil teknolojisi araçlarının yol açtığı problemler, yetişkinlerden ziyade gelişme çağındaki çocuklar üzerinde etkisini göstermektedir.

1(2199)

Kimlik karmaşasının baskın olduğu ergenlik döneminde gençler, kavramsal olarak “ötekileştirme” ile tanışır. Ötekileştirme üzerinden kimliğini ortaya koymaya çalışan birey, bazen gelecekte her hatırladığında pişmanlık duyacağı yöntemlere başvurabilirken, bu yöntemlere maruz kalanların psikolojilerinde ise kalıcı hasarlar oluşabilmektedir.

Kişinin kendini ifade etme araçlarının çeşitliliği hızla artarken, sosyal medya bunun önemli bir parçasıdır. Henüz basit anlamda “anlık iletişim” olarak tanımlansa da, olası etkilerinin sınırları çizilememektedir. Siber zorbalık kavramıyla ilgili; oluşan çerçevenin dışında beklenmeyen veya beklenen, ama ciddiye alınmayan bir durumla karşılaşma olasılığı bulunduğundan, bu kavram araştırmalara konu olmaktadır.

Siber zorbalık, yetişkinler arasında genellikle tolere edilebilmektedir. Çoğu zaman isim vermeden yapılan serzenişler olarak kendini göstermektedir. İsim verilmediği için herkes neyin ne olduğunu anlar, fakat kimse üzerine almaz görünür. Yazılar, birtakım insanlar diye başlayıp “anlayana, saygılarımla” diye biten, ucu açık ve kişileri direkt hedef almadan, düşüncelerin karine yoluyla ifade edildiği biçimde yazılmaktadır.

Daha çok liseli olarak tabir edebileceğimiz kitlede ise durum daha farklıdır. “Güvenli internet” olgusunun henüz oturmadığı toplumumuzda birey, kendi kendini korumak zorundadır. Ailenin çocuk üzerindeki denetiminin ise, çocukların genelde bu alanda daha bilgili ve yetenekli olmaları nedeniyle günümüzde oldukça zor olduğu gözlenmektedir.

Siber zorbalık; e-posta, cep telefonu, metin mesajları ve internet sitelerinin tehdit, taciz, utandırma, sosyal dışlama, saygınlığa veya dostluğa zarar verme gibi amaçlarla kullanımını içermektedir. Kısaca, sanal ortamda küçük düşürücü saldırı olarak tanımlanan siber zorbalık yüzünden öğrenciler; okulunu bırakabilmekte, eğitimden soğumakta, psikolojik sıkıntılar ve hatta intihara kadar sürüklenen dramatik süreçler yaşayabilmektedir.

Konu hakkında yapılan araştırmalara göre; Türkiye’de siber zorbalık yapma oranı giderek artmaktadır. Bu yüzden birçok öğrenci psikolojik çöküntü yaşarken, aralarında okulu bırakan ve – şimdilik seyrek de olsa – intihara kalkışan olabilmektedir. Siber zorbalığa maruz kalan kadar, buna başvuran bireyin de ciddi psikolojik sıkıntıları olabilir. Kişi, hiç farkında olmadan da birilerine siber zorbalık uygulayabilmektedir.

Bir Cevap Yazın