Reha Kadak

Alper Akça, “Dönüşüm” ile Nail Kitabevi’nde

Alper Akça, “Dönüşüm” ile Nail Kitabevi’nde
Decrease Font Size Increase Font Size Text Size Print This Page

Alper Akça’nın “Dönüşüm” adlı kişisel fotoğraf sergisi, Kuzguncuk’taki Nail Kitabevi’nde ziyarete açıldı. 31 Ocak 2018 tarihine kadar görülebilecek serginin tüm eser satış geliri, sosyal dezavantajlı genç kızlar için ücretsiz güçlendirme programı olan “Kızlar Atakta” projesinin desteklenmesi amacıyla bağışlanacak.

Işıkla oynaşmış her fotoğraf kartı dönüşüme uğramıştır bile. Kafka’nın böceği Gregor Samsa’nın, insandan dönüşerek kazandığı yeni formuyla yaşama ayak uydurmaya çalıştığı gibi, toplumsal dönüşümlerin de bir ayak uydurma oyununa evirildiği zamanlardayız. “Şey”lerin dönüşümü, teknolojinin biçim değiştirmesi ve siyasal ekonomik sistemlerin insanı sürüklediği açmazlar; bitmeyen krizler, savaşlar, benlik mücadeleleri, ego ile bitmez tükenmez kavgalar…

Ağırlıklı olarak siyah beyaz çalışmalardan oluşan “Dönüşüm / Transform” sergisi, büyük çoğunluğu analog makinede çekilerek karanlık odada el yordamı ile basılan fotoğraflardan oluşuyor. 2000’lerin başını adresliyor ve fotoğraf sanatının sayısala sıçrama yaptığı günlerde yeni durumu anlamaya çalışan sanatçının, fotoğrafları üzerinde yaptığı manipülasyonlarının izlerini taşıyor.

Alper Akça

DİJİTAL DEVRİM VE FOTOĞRAF SANATININ “DÖNÜŞÜM”Ü…

İnsanlık büyük DÖNÜŞÜM çağının eşiğinden yeni bir devrime doğru akıyor. Kimine göre hayal ötesi bir endüstri devrimi bu, kimine göre insanlık bir üst benliğe geçişi için geri sayımda. Trans hümanistler, fütüristler, filozoflar, bilim insanları heyecan için gelecek senaryoları devşiriyorlar. İnsanlık ise bu değişimlere ayak uyduruyormuş gibi yapmaktan geri kalmıyor. Hayat, her zamanki kaldığı yerden devam ediyormuş gibi. Peki gerçekten öyle mi?

Neden “dönüşüm” fikriyle ilgili bir fotoğraf sergisi açtığını sorduğumuz Alper Akça; “Sevinçle beklediğim dijital dönüşümün bende yarattığı ilk etkinin fotoğraf çekmeyi bırakmak olduğunu düşünürsek, bu dönüşümün bizleri/toplumu nelerden vazgeçirebileceğini, neleri yeni formlarla dize getireceğini bilmiyoruz. Hayat dönüşüyor ve devam ediyor” diye yanıtlıyor. “Kafka’nın ölümsüz eseri Dönüşüm’ün Gregor Samsa’sı gibiyiz. Neye uğradığını şaşırmış, korkmuş ve yalnız bir dönüşüm yaşıyoruz hepimiz” diye ekliyor Akça.

Eserlerin bazıları içerik olarak sanayi devriminin karanlık ve eksik yönünü yansıtan bir hikâyeyi anlatırken, bazı fotoğraflar ise teknik yöntem olarak görsel iletişimi resim sanatı ile birleştiriyor, bazısında dijital manipülasyonlarla bambaşka bir yapıya dönüştürülmüş görseller yer alıyor. Boyut hissi katması için deforme edilmiş fotoğraf tekniğinin de kullanıldığı, yağlı boya ile elle boyanmış siyah beyaz fotoğraftan fotograma, hiçbir dijital müdahalenin olmadığı tamamen kimyasal süreçten geçmiş karanlık odada üretilmiş fotoğraflar bir arada bulunuyor.

Alper Akça

Bunu paylaş:
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •   
  •   
  •  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir