Kadir Toprakkaya

Obeziteyi önlemede ulusal stratejiler…

Obeziteyi önlemede ulusal stratejiler…
Decrease Font Size Increase Font Size Text Size Print This Page

Herhangi bir önlem alınmadı ve obezite oranları ikiye katladı. Bunun sizin için anlamı nedir? Neler yapmalısınız? Sağlık Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye’deki obezite düzeyini azaltmak için departmanlar arası strateji başlattı.

Neden strateji ve neden şimdi…

Obezitenin sağlık için bir saatli bomba olduğu gerçeği, artık uluslararası düzeyde anlaşılmıştır. Uzmanlar, eğer önlem alınmazsa, 2050 yılına dek 10 kişiden 9’unun ve çocukların üçte birinin aşırı kilolu veya obez olacağı konusunda uyarıyor. Obezite, giderek artan oranda kanser, kalp ve karaciğer hastalıkları gibi sağlık sorunuyla ilişkilendirilmektedir. Çeşitli önlemler alınmış veya alınması planlanmıştır. Hükümetler arası işbirliği ve koordineli çalışma ile bu problemin çözülebileceği düşünülüyor.

Stratejinin anlamı nedir…

Hükümet, sağlık kuruluşlarındaki projelerine milyonlarca liralık yatırım yapmayı planlıyor. Belediyeler ile bu anlamda yapması gerekenleri henüz açıklamış değiller, ancak buna insanlar için yürüyüş ve bisiklet yollarını yaygınlaştırmak ile başlayabilirler. Şehirde yaygın olarak kurulacak bisiklet yolları sayesinde, insanlar araba kullanmaktan kaçınabilirler.

Örnek çalışmalar…

İngiltere’de Peterborogh şehrinde yapılan pilot çalışmanın sonucunda, belediyelerce yapılan bisiklet yolları sayesinde araba kullanımında yüzde 13 azalma, yürümeyi tercih eden insan sayısında yüzde 21 artış kaydedilmiş. Bu başarının elde edilmesinde ise, 75 milyon sterlin düzeyinde bir iletişim kampanyası gerçekleştirilerek, anne ve babalara çocuklarının dengeli beslenmesi ve spor düzeylerinin artırılması konusunda bilgiler verilmiş.

Diğer bazı projelerde ise, yeni annelere emzirmenin öneminin anlatılması, hazır gıda reklamlarının incelenmesi ve çocukların televizyon veya bilgisayar karşısında geçirdikleri zamanın sınırlandırılması gibi konular gündeme alınmış. Bazı devlet otoriteleri ise, obez kişilere kupon veya para verilerek, kilo vermeye teşvik edilmelerinin önemli olduğunu öne sürmüşler.

Yiyecek etiketleri ne derece önemli…

Etiketlemenin çok önemli olduğu artık biliniyor. Etiketlerde tüketicilerin sağlıklı ya da sağlıksız gıdaları ayırt etmeleri konusunda iki yöntem bulunuyor. Yeşilin anlamı “iyi” (düşük yağ oranı), kırmızı ise “kötü” anlamına geliyor. Ancak bazı büyük üreticiler ve süpermarketler; gıdalarda bulunan günlük gıda oranı, yağ, tuz ve şeker miktarlarını açıklanmasının daha etkili bir yöntem olduğunu savunuyorlar.

Bu strateji faydalı olabilir mi?

Obezitenin ulusal politika haline getirilmesinde, yeni yapılacak kanunlarla yiyecek endüstrisi obezite yönünden bir düzene sokulabilir. Hükümete göre, bu atılacak ilk adım olmalıdır. Ayrıca planlı yıllık değerlendirmelerle alınan önlemlerin düzenlenmesi veya adapte edilmeleri sağlanabilir. Öncelik çocuklar olmalıdır. 2020 yılına dek çocuklardaki obezite oranları düşürülmelidir.

Daha sağlık bir yaşam…

İnsanların hepsi de kendilerinin ve insanların sağlıklı bir yaşam sürmenizi arzuluyorlar. Bu plan hükümet, doktorlar, bilim adamları ve gıda sektörü temsilcileri bir araya gelerek oluşturulmalıdır.

Ancak bakanlar, politik beklentilerden dolayı alınan önlemlerin çok katı olarak algılanmasını pek tercih etmeyebilirler. Onlara göre kişilerin yapabileceği en iyi şey, yiyecek seçimlerini daha iyi yapmaları ve aktivite miktarlarını artırmalarıdır. Kişilere işyerlerinde, yaşadıkları yerlerde daha aktif olmaları ve daha sağlıklı yiyecekler tüketmeleri yolunda tavsiyelerde bulunmak gerekir.

Diğer önemli noktalar…

Bugüne kadar yapılan çıkışlar, söylemler veya planlar, obezite probleminin kaynağına inmekte yetersiz. Hükümete yiyecek etiketlerini değiştirmesi konusunda baskı yapmak, bazı düşünürlere göre sonucu belirsiz talepler ve gereksiz taktikten başka bir şey olmadığı şeklinde dile getirilecektir.

Kalp ve diyabet doktorları veya vakıfları; devlet otoritelerini yiyecek endüstrisini ürün reklam ve pazarlaması konusunda yeterli derecede disipline etmediği konusunda kurallara bağlamadıkları ve denetlemedikleri konusunda hemfikirdirler. Başka bir görüşle, sürekli olarak hazır yiyecek reklamlarıyla bombardımana tutulan çocuklarımızın “bilinçli” seçimler yapmaları nasıl mümkün olabilir? Bu reklamlar, çocukların sağlığını riske atmaktadır.

Çocuk sağlığı uzmanlarına göre, çocuklarda dengeli beslenme ve aktivite düzeyinin artırılması erken bir evrede başlamalı, hızlı ve sağlıksız yiyecek reklamları akşam saat 21.00′den sonra başlatılmalıdır. Yiyecek endüstrisindeki şirketlerin insanlara sağlıklı yiyecekler sunmaları konusunda, sektör ve bilim insanları arasında işbirliklerinin geliştirilmesi son derece önemlidir. Burada hükümetin gözlemci ve denetimci rolünü iyi üstlenmesi gerekir.

Bunu paylaş:
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •   
  •   
  •  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir