Kadir Toprakkaya

Dövmelerden arınmak…

Dövmelerden arınmak…
Decrease Font Size Increase Font Size Text Size Print This Page

Genellikle gençlik yıllarında özgürlük rüzgârına kapılıp, zevkle yaptırdığınız dövmelerinizden günün birinde sıkılabilirsiniz. Dövmelerinizden sıkılırsanız, ya da dövmeniz sizin için sosyal bir problem haline gelirse, ki bu durum iş hayatında sıkça yaşanabiliyor; sildirmeyi düşünebilirsiniz. Pek çok yöntem silmek yerine dövmenin yerinde en az eskisi kadar istenmeyen görüntüde bir yara izine, tıbbi deyişle skar dokusu oluşmasına neden olabiliyor.

DÖVME BOYALARINI CİLDİNİZ KABUL ETMEYEBİLİR…

Dövmeler yapılırken, her ne kadar dokular tarafından yok edilme gücü yüksek ve zararsız naturel boyalar kullanılsa da, dövme boyaları vücut için yabancı bir cisimdir. Organizma, sürekli olarak derinliklerine koyulan dövme boyalarını dokulardan uzaklaştırmaya çalışır ve bu işlem yıllar boyu sürer. Ancak 5–10 yıllık süreçlerde bile vücudun kendi kendine bu boyaları azaltma gücü, gözümüzün fark edemeyeceği kadar düşük seviyelerde gerçekleşebilir. Bu nedenle ki dövmeler genellikle kalıcıdır.

Q ANAHTARLI LAZERLER…

Dövmelerin çıkarılmasında genellikle bir iz bırakarak dövmeyi küçülten ya da tamamen ortadan kaldıran mikropeelingler, soymaya yönelik erbiyum veya karbondioksit lazerler bugüne kadar kullanılmış. Bugün ise genellikle iz bırakmadan, dövmeyi kısmen veya tamamen silen oldukça konforlu tedavi imkanına sahip Q anahtarlı lazerler kullanılmakta. Q anahtarlı lazerler ile dokulara pigmentleri parçalamak üzere gönderilen lazer ışınları, dokulara zarar vermeden sadece pigmentlerde emilmekte ve ani olarak ısınan pigmentler patlayarak, küçük parçacıklara ayrılmakta. Dokular içerisinde küçük parçacıklara ayrılan pigmentler, kan içerisinde yer alan ve dokulardaki zararlı cisimleri sindiren “fagosit” adı verilen büyük hücreler tarafından sindirilerek ortadan kaldırılmakta.

İSTENMEYEN ETKİLER…

Q anahtarlı lazerlerin pigmentlere yönelik özel ışınları dokuya gönderildiğinde, sadece pigmentler bu ışınları alarak tahrip olurken, pigmentsiz dokular bu ışınlardan hiçbir şekilde etkilenmezler. Bu lazerlerin normal dokulara zarar vermeleri söz konusu değildir. Dolayısıyla dövmeleri diğer çıkarma yöntemlerinde olduğu gibi hayatımız boyunca taşımak zorunda kalacağımız izler de ciltte oluşmamakta.

1(1953)

BAŞARI YÜZDE 100 OLMAYABİLİR…

Dövmelerin çıkarılmasında hiçbir zaman yüzde 100 başarı hedeflenmemeli. Çünkü Q anahtarlı lazerlerin ışınları, her renk boya tarafından emilmediğinden bazı renkler etkilenmemekte ve dolayısıyla ciltten uzaklaştırılamamaktalar. Uygulamalarda lastik bir bandın cilde çarpmasına benzer bir his duyulur. Bu esnada oluşan minik acılar, hiçbir zaman anestezi uygulamayı gerektirecek seviyede değildir. Uygulamalar birden çok seansları gerektirir ve seans aralıkları 4–6 hafta arasında değişebilmekte. Her bir uygulamadan sonra uygulama yapılan bölgede genellikle birkaç gün içerisinde kaybolabilen hafif kızarıklık, şişlik ve nadiren kabuklanma ile seyreden yaralar oluşabilmekte. Çoğu kez işlem sonrası uygulama alanının belirtilen şikâyetleri oluşturmaması ya da çok çabuk iyileşmesinin sağlanması için, soğuk kompresler ve yüzeyel ilaç tedavileri uygulanabilir.

SEANSLAR NASIL İLERLİYOR…

Uygulamadan 2-3 hafta sonra dövmenin renginde açılma veya yer yer dövmede kaybolma görülüyor, yeni bir seans ile bu başarı daha iyi bir seviyeye götürülüyor. Uygulama yapılan son 2 seans arasında herhangi bir farklılaşma görülmüyor ise, artık başarının bu kadar olduğuna kanaat getirilerek tedaviye son veriliyor. Uygulama yapılan alanlarda hafif bir pembelik görülebiliyor ve bu pembelikte en son seanstan sonra birkaç ay içerisinde tamamen kayboluyor.

BAŞARIYI NELER ETKİLİYOR…

Dövmeyi yapan kişinin kullandığı boyaların rengi ve bu boyaların dövme çıkarıcı lazer ışınlarına duyarlılığı son derece önemli… Bazı renkleri, dövme silme lazerleri görmüyor. Özellikle siyah, koyu mavi, yeşil ve koyu kırmızı boyalar ile yapılan dövmelerin silinmesinde başarı oldukça yüksek oranda gerçekleşiyor. Dövme yaparken boyaların bırakıldığı derinlik ne kadar fazla ise, dövme silmenin başarısı da o kadar zor olabiliyor. Ayrıca dövme yaparken kullanılan teknolojilerin hassasiyetleri de son derece önemli; düşük hassasiyetli sistemlerle yapılan dövmelerde, dövme alanlarında izler ve sertlikler de oluşabildiğinden, bu tür dövmelerin tedavi başarısı son derece düşük olabiliyor.

TEDAVİ EDİLEMEYEN DÖVMELER…

Dövme silme işlemlerinden sonra çıkarılamayan pigmentler üzerine ise tıbbi kamuflaj denilen bir işlem gerçekleştirilerek, doku içerisinde kalan ve kötü görünüm sebep olan pigmentler kamufle edilebilmekte. Bunun için pigment bölgelerine cilt renginde pigmentler yerleştirilerek, normal cilt rengi elde edilebilmekte.

YAPILAN YANLIŞLAR…

Dövme alanlarını zımparalama tekniği ya da iğneler ile kanatma, ya da IPL adı verilen yoğun ışık kaynaklarıyla yapılan uygulamalar, maalesef dövmeyi silmek yerine nedbe dokusu ile çevrilerek, daha da kalıcı olmasını sağlamakta. Zaman zaman bazı kimyasal ürünlerin ya da kremlerin dövmeleri çıkardığı ifade edilse de, maalesef başarı mümkün olmamakta. Yaz mevsiminde ya da ışığın bol olduğu iklimlerde dövme silme tedavilerinin yapılmaması gerekiyor. 

  • Uzm. Dr. Sinan İBİŞ 

295-480x408

Bir Cevap Yazın