Gece gibi sabahta işe ve okula gitmek
 Kadir Toprakkaya

Gece gibi sabahta işe ve okula gitmek

Gece gibi sabahta işe ve okula gitmek
Decrease Font Size Increase Font Size Text Size Print This Page

Saatler sabahın 08:00’i olmasına rağmen dört bir yan zifiri karanlık… “Kim memnun, kim huzursuz” bir yana, bu sene yaz saati uygulamasının kışın da devam etmesi kararı alınmasıyla İstanbulluların hayatı çok değişti.

Kadıköy Life Dergisi olarak saat 07:00’den 08:00’e kadar sokakları görüntüledik. Saatler 08:10’u geçtikçe karanlık yerini hafifçe maviye, ardından da günün ilk ışıklarına bırakıyor. Havanın kapalı, bulutlu ve bir hayli yağışlı olduğu saatlerde ise karanlığın etkisi daha da artıyor.

GECE KAHVALTISI VE KARANLIKTA TEMPO…

Özellikle farklı semtlerde çalışanların işlerine yetişebilmeleri için saat 06:00 ile 07:00 arasında toplu taşıma araçlarına binmesi gerekiyor. En geç 08:00-09:00 gibi işyerlerinde olabilmeleri için yoğun çaba harcayan İstanbullular, yolculuklarının büyük bölümünü gece karanlığında geçiriyor. Vakti olan evinde kahvaltısını yapıyor ancak çoğu kişinin tercihi, ayaküstü poğaça-simit ya da işyerlerinde atıştırmalıklar…

ASIL KAYGI GÜVENLİK…

Kış saati uygulamasına geçilmemesi ve yaz saati uygulamasının devam etmesi yönünde alınan karar sonrası İstanbul’da karanlıkta işe ve okula giden kişilerin belirli bir kısmının en büyük kaygısı, güvenlik sorunu olarak kamuoyuna yansıdı. Hatta eski sisteme geri dönülmesi yönünde kampanyalar dahi başlatılırken, Kadıköy’de en riskli görülebilen bölgeler arasında yer alan Söğütlüçeşme metrobüs çevresinde “son durum nedir” deyip görüntüledik.

KORKULU RÜYA TCDD ARSASI…

Saatlerin 08:00’e dakikalar kalmasına rağmen gökyüzünün zifiri karanlık olduğu anlarda metrobüs yolcularının korkulu rüyası tren viyadüğü altı (TCDD arsası), Kadıköylüler tarafından kullanılmak zorunda olan güzergahlar arasında. Gökyüzü aydınlanmadığı için elektrik direklerinin altı dışında her bir yan karanlığa gömülmüş. Daha önce çeşitli olayların yaşandığı bu bölgede kadınların, çocukların ve savunmasız kişilerin tek başına geçmekten korkması için yeterli fiziki koşulların bulunduğu arsa, aynı zamanda sarı dolmuşlar ve otobüslerin metrobüse aktarma durağıyla da yan yana.

TEHLİKENİN NEREDEN VE NASIL GELECEĞİ BELLİ DEĞİL…

Vatandaşların can ve mal güvenliği için yaya geçişleri dışındaki riskli alanlar her ne kadar tel örgülerle çevrilse de, bu güvenlik önlemlerine şehir magandaları tarafından zarar verilmiş. Böylece “hangi tel örgünün arkasından nasıl bir tehlike çıkabilir” sorusu, ister istemez işe ya da okula gidenler için akıllara gelebiliyor. Aynı dakikalarda birçok yolcunun aynı güzergahları kullanması, tek başına olanlar için rahatlatıcı bir faktör. Yani tek başına olan bir kişi, kalabalıklar ile birlikte yürüdüğünde kendini daha güvenli hissediyor. Ancak tehlikenin “nereden ve nasıl” geleceği ise, İstanbul’da yaşanan birçok olayda olduğu gibi belli değil.

KAMUOYUNDA TARTIŞMALAR DEVAM EDİYOR…

Mevcut saat uygulamasında henüz bir değişikliğe gidilmezken, birçok sektörü de etkilediği için okul saatlerinin ileri alınabileceği ihtimali kamuoyunda gündem oluşturmaya devam ediyor.

Bunu paylaş:
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •   
  •   
  •  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir